Kuantum Yapay Zekâ

Yapay zekâ alanındaki gelişmeler baş döndürücü hızda artış gösteriyor. En son kuantum fiziğinin bu alana entegre olmaya başlaması da çabası. Dünyada öncü teknolojilerde başat rol oynayan NASA yani bilinen Türkçe adıyla Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi, Google ve Üniversiteler Uzay Araştırmaları Derneği (USRA) işbirliğiyle kuantum yapay zekâ laboratuvarı (QuAIL) kurdu. Kuantum yapay zekâ beraberinde kuantum algoritmayı da gündeme getirmiştir. Kuantum algoritma, kuantum hesaplama platformları üzerinde çalıştırılabilen bir algoritmadır. Şu anki algoritmalar geleneksel bilgisayarlar, diğer bir değişle, günümüzde kullandığımız bilgisayarlar üzerinde çalışmaktadır. Oysa kuantum algoritmalar geleneksel bilgisayarların çok ötesinde işlem yapabilen bilgisayar donanımları gerektirmektedir.Doğal olarak bunları dile getirirken çok sade ve genel ifadeyle geleneksel bilgisayarlarla kuantum bilgisayarlar arasındaki farkı ortaya koymakta yarar vardır.Geleneksel bilgisayarlarda sistem 0 ya da 1 değeri alarak veri depolama birimi olan bit dizileri şeklinde sıralanırken kuantum bilgisayarlarda sistem 0, 1 yada her iki değeri eş zamanlı alarak kuantum bit dizileri veya kübit olarak sıralanır. Her şeyden önce bahsedilen bu yeniliklerle, geleneksel bilgisayarların ötesine geçilerek çok daha büyük verilerin çok daha kısa zamanda ve çok daha geçerli ve güvenilir sonuçlar elde edilerek analizine imkan tanıyacaktır. Bugün gelinen noktada verinin her geçen gün genişleyen ve çeşitlenen yapısı dikkate alındığında bu durumun bir ihtiyaç olduğu da aşikardır.

Diğer dikkat çeken gelişmelerden biri 25 Avrupa Birliği üyesi ülkenin 10 Nisan 2018 tarihinde kendi aralarında Yapay Zekâ (AI) İşbirliği Deklarasyonu imzalamasıydı. Deklarasyonun teması yapay zekânın Avrupa için getireceği fırsatların ve tehditlerin ortak akılla ele alınmasıydı.  Benzer şekilde, Çin hükümeti başta olmak üzere Amerika, Kanada, Hindistan, İngiltere, Almanya gibi ülkeler de giderek büyüyen yapay zekâ pazarından daha büyük bir pay almak hem de daha fazla katma değer elde edebilmek için yapay zekâ alanına çok büyük ölçekli yatırımlar yapmaktadır.

Şimdi soru şu; biz neler yapmalıyız?

Daha önce kısaca belirttim ama yine belirtmekte fayda var ilavelerle birlikte. Yapay zekâ ve sinir bilimi arasındaki ilişki iç içe geçmiş ilişkidir. Ancak son yıllarda bu durum ya göz ardı edildi ya da konunun bu yönüne yeterince önem verilmedi. Psikoloji ve sinir bilimi, yapay zekânın tarihi gelişiminde anahtar rol oynamıştır. Donald Hebb, Warren McCulloch, Marvin Minsky ve Geoff Hinton gibi yapay zekânın gelişiminde önemli rol oynayan kişilerin bu alanda öne çıkmasının temel sebebi beynin nasıl çalıştığını anlama arzusundan ileri gelmektedir. Aslında, 20. yüzyılın sonları boyunca, yapar sinir ağlarını ortaya koyan en önemli çalışmaların çoğu matematikte ya da fizik laboratuvarlarında gerçekleştirilmedi.Bu çalışmalar çoğunlukla psikoloji ve nerofizyoloji disiplinlerinde ortaya konulmuştur. Bu nedenle sinir bilimi ve yapay zekânın bir araya gelme ihtiyacı şu an daha önce hiç olmadığı kadar acil ve elzemdir. Sinir bilimi ve yapay zekâ alanında faaliyet gösteren bilim insanları ve araştırmacıların ortak dili kullanması önemlidir. Çünkü, eş zamanlı gelişim ve bu alandan daha yüksek bir katma değer elde edilmesi ancak bu şekilde mümkündür.Zaten bu alanda dünyanın önde giden şirketleri ve üniversiteleri de bu şekilde bir eğilim sergilemektedir.

Yapay zekâ araştırmalarında sinir biliminden ilham almak ve yararlanmak iki nedenden dolayı önemlidir. İlki, sinir bilimi zaten var olan yapay zekâ tekniklerini geçerli kılabilmesine ve bu tekniklerin açıklanmasına yardımcı oluyor olmasıdır. İkincisi, bu disiplinin, yapay beyinler inşa edildiğinde kullanılacak yeni tip mimariler ve algoritmalara zengin bir esin kaynağı sunabilme özelliğine sahip olmasıdır. Geleneksel yapay zekâ yaklaşımları tarihsel süreçte mantık tabanlı yöntemler ve teorik matematiksel modeller üzerine inşa edilmiştir. Bu noktada, sinir bilimi ya da nöroloji bilişsel fonksiyon için çok önemli olabilen biyolojik hesaplama süreçlerini belirleyerek mevcut ve yeni metotları veya modelleri tanımlayabilir ve tamamlayıcı rol üstlenebilir.

Coğrafi bölge ölçeğinde üniversitelerle ve sanayiyle doğrudan bağlantılı olarak yapay zekâ, derin öğrenme enstitüleri ve yapay zekâ laboratuvarları kurulmalıdır.Günümüzde bahsedilen bu atımları atan ülkeler mevcuttur.  Yapay zekâ ve yapay zekâ teknolojileri alanında en az yüksek lisans düzeyinde programlar açılması ve bu programların üniversitelerde yaygınlaştırılmasının önü açılmalı ve yaygınlaştırılması teşvik edilmelidir. Özellikle üniversitelerin temel bilimlerinin olduğu bölümlerde hiç olmazsa temel seviyede yapay zekâ ve onun branşları zorunlu ders haline getirilmelidir. Aynı zamanda ilk ve orta öğrenim düzeyinde yapay zekâ ve programlama dillerine giriş niteliğinde dersler ile yaratıcı düşünme etkinlikleri müfredata eklenmelidir. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde önemini ve işlevselliğini ayrıca vurgulamak için “Yapay Zekâ Komisyonu” kurulmalıdır.   Kamuoyunda doğrudan yapay zekâyı ve yazılım faaliyetlerini özendirmeye yönelik farkındalık faaliyetleri bütün yönleriyle başlatılmalıdır.  Bakanlıklar nezdinde yapılacak çalışmalar süreci görmek adına en az 3’er aylık dönemler halinde ve ilerleme raporları şeklinde seçilecek koordinatör kurum ya da kuruluş nezdinde ele alınması, değerlendirilmesi ve atılacak adımların belirlenmesi gerekmektedir.  İşe alım süreçleri şeffaflaştırılması, objektif kriterlere bağlanması ve alanında en iyi insan kaynağının istihdam edilmesine yönelik önlemler alınması gerek 4. sanayi devrimine gerekse Toplum 5.0’a geçişe ivme kazandıracaktır.

Özel sektörde yapay zekâ alanında nitelikli eğitim verilmesine ve yaygınlaştırılmasına yönelik yeni teşvik mekanizmaları devreye sokulması ve bu özel sektör kurum ya da kuruluşlarının etkili bir şekilde denetlenmesi gerekmektedir.   Yapay zekânın sağlayacağı katma değeri en yüksek seviyeye çıkarmanın yolu disiplinler arası çalışmalardan geçtiğinden disiplinler arası çalışmalar özendirilmeli, ortak çalışma kültürü ve iklimi oluşturulmalıdır.  Yukarıda bahsedilenler öneri mahiyetinde olmakla birlikte dünyadaki trendler de bu yönde bir gelişim gösterdiğinden aslında bizim dışımızda atılması zorunlu atımlardır.

Ülkemiz, yapay zekâ altyapısını ve ekosistemini ona göre oluşturmak ve dizayn etmek zorundadır. Zira yapay zekâ altyapısını ve ekosistemini oluşturmak sadece 4.sanayi devrimi ya da Toplum 5.0 açısından değil başlı başına büyük bir ekonomik ve toplumsal katma değer oluşturma ya da oluşturabilme potansiyeli açısından da büyük önem arz etmektedir. Bahsedilen öneriler bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğinde yapay zekânın ve yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal ve ekonomik dönüşüm açısından önemi ortaya konulmaya çalışılarak farkındalık ve vizyon oluşturulmaya çalışılmıştır.

Özetle ne diyoruz?

Yukarıda bahsedilenler ışığında yapay zekâ kodlamadan çok daha fazladır diyoruz. Dolayısıyla, ekonomik ve toplumsal katma değer yaratmak ve bunu sürdürebilir kılmak için yapay zekânın ve özellikle yapay sinir ağlarını içine alan derin öğrenmenin çıkış noktası konumundaki sinir sistemini inceleyen bilim dalı olan nöroloji, nöropsikoloji, nöropsikiyatri ve son zamanlarda bu alana entegre edilmeye çalışılan kuantum fiziği ile birlikte ele alınması ve derinlemesine değerlendirilmesi gerekir.

Son olarak kişisel fikrim olmakla birlikte dile getirmek istediğim bir şey daha var; o da mükemmel bir yapıya sahip insan anatomisini ve fizyolojisini modelleyen bütün yaklaşımların, metotların veya icatların diğerlerine göre çok daha iyi olduğudur.

Farkındalık oluşturması dileğiyle…

Bilimle ve teknolojiyle kalın.

Not: Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Kaynaklar:

https://deepmind.com/blog/ai-and-neuroscience-virtuous-circle/

https://www.cell.com/action/showPdf?pii=S0896-6273%2817%2930509-3

https://www.nas.nasa.gov/projects/quantum.html

https://ti.arc.nasa.gov/tech/dash/groups/physics/quail/

https://www.usra.edu/quantum-computing

https://ec.europa.eu/digital-single-market/en/news/eu-member-states-sign-cooperate-artificial-intelligence

https://www.dwavesys.com/press-releases/d-wave-2000q-system-be-installed-quantum-artificial-intelligence-lab-run-google-nasa

https://ec.europa.eu/digital-single-market/en/news/eu-member-states-sign-cooperate-artificial-intelligence

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s